Contact

Sağlıklı ve Estetik Gülüşler

Dr. Arzu Yalnız Zogun +90 212 224 40 50info@arzuyalniz.com

TEDAVİLER

Diş Eti Hastalıkları

Diş Eti Hastalıkları

Diş Eti Hastalıkları image

Diş eti hastalıkları dişi çevreleyen ve destekleyen kemiğe kadar ilerleme gösterecek olan diş eti iltihaplarıdır. Dişlerin üzerinde meydana gelen yapışkan ve renksiz olan plak oluşumlarına bakteriler neden olur. Dişlerin düzenli olarak fırçalanmaması ve diş ipi kullanımının olmaması halinde dişlerde plak birikimi kaçınılmaz olur. Bakteriler bu şekilde dişleri ve diş etini sardıkları gibi, diş eti dokusuyla dişleri destekleyen kemiğe de enfekte olurlar. Bu süreç sonunda dişlerde sallanma ve düşme gibi etkiler görülür.

Diş eti hastalığının belirtileri nelerdir?
Diş eti hastalıklarının en önemli belirtisi diş eti kanamalarının olmasıdır. Sağlıklı olan diş eti kanamaz.
Diş etinde şişme ve kızarma meydana geliyorsa,
Diş etlerindeki çekilmeler ve açığa çıkan köklerde olan hassasiyet diş eti hastalıklarının belirtisidir.
Diş eti kenarlarında ya da dişlerin arasında, diş taşlarından dolayı oluşan siyah alanların bulunması halinde
Diş ve diş eti arasında iltihap varsa,
Dişlerde sallanma, uzama ve dişler arasında açılma varsa,
Ağızda kötü koku oluşması ve kötü bir tat olması halinde diş eti hastalıkları açısından diş doktoruna gitmek gerekir.

Diş eti hastalıklarının sebepleri nelerdir?
Genetik yatkınlık: Diş eti hastalıkları bulunan kişilerin %30 unun ailesinde bu sorunların yaşandığı belirlenmiştir. Özellikle ağız ve diş bakımına önem vermeyen kişilerin bu yatkınlıktan dolayı diğerlerinden 6 kat daha fazla diş eti hastalığına maruz kaldığı bilinmektedir. Bu durumda olanların mutlaka dişeti uzmanından destek almaları gerekir.

Sigara kullanımı: Birçok rahatsızlığın altındaki bir etken olan sigara, diş etlerini yumuşamasına sebep olarak dişeti hastalıklarının gelişmesine zemin hazırlamaktadır. Doku hasarına sebep olan sigara alışkanlığı aynı zamanda tedavide yaraların iyileşmesini geciktirir.

Stres: Vücudun enfeksiyonlara karşı korunmasız kalmasına neden olan stres, diş eti hastalıklarının oluşmasında da etkili olur. Stres ağızda diş gıcırdatmaya ve diş sıkmaya sebep olduğundan dişler ve dişetleri arasındaki kuvvetin azalmasında etkili olur. Diş etlerinde oluşan çekilmenin en önemli sebebi dişlerin sıkılmasıdır.

Kötü beslenme ve obezite: Vücudun bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için besinlere dikkat edilmesi gerekir. Bu göz ardı edildiğinde hastalıklara karşı savunmasız kalınır. Enfeksiyonların oluşumunu hızlandıran kötü beslenme alışkanlıkları ve aşırı kilolar kontrol altına alınmadığında, diş eti hastalıklarının gelişimi engellenemez.

Vitamin eksiklikleri: Vücutta K, C, B12 vitaminleri, folik asit ve niyasin eksikliği diş etlerinde oluşan kanamaların dışında burun kanamasına, ishal, halsizlik gibi şikâyetlere de neden olur.

Sert yapılan diş fırçalama: Dişlerin sert hareketlerle fırçalanması sonucunda zedelenen dokular yüzünden diş etlerinde kanamalar meydana gelebilir.

Gebelik dönemindeki hormonlar: Hamilelik sürecinde kan akışının hızlı olduğu diş etlerinde şişme ve kanama sorunları oluşabilir. Bakteri oluşumunu hızlandırarak, diş eti kanamalarına neden olan hormonlar, özellikle gebeliğin ikinci trimesterinde daha etkili olur.

Yanlış ve kalitesiz yapılan diş protezleri: Diş etlerine baskı yapacak kron köprü, dolgu, protez gibi yapılar diş eti sorunlarının yaşanmasına neden olabilir.

Lösemi, iskorbüt, diyabet rahatsızlıkları: Bu rahatsızlıklar diş etlerinde kanama eğilimini arttırarak enfeksiyonlara neden olabilir. Bu hastalar tedavileri sırasında diş eti uzmanlarına rutin ziyaretlerini yapmalıdır.

İlaç kullanımı: Kan inceltici özellikteki ilaçlar, antidepresanlar, kalp ilaçları ve doğum kontrol haplarını kullanan kişiler ağız sağlığına önem vermelidir. Bu ilaçlar diş etlerine zarar verebilir.

Diş eti hastalıklarının aşamaları nelerdir?
Gingivitis: Diş eti hastalıklarının en hafif şekli olarak kabul edilir. Bu aşamada hastaların çektiği rahatsızlık düşük seviyede olur. Ağız ve diş temizliğine önem verilmeyen kişilerde bu sorun sıkça yaşanabilir. Dişlerde birikmiş olan yiyecek artıkları bakteri oluşumunu hızlandırıp gingivitis oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Ağız sağlığına dikkat edilirse, bu aşamada düzelme kendiliğinden sağlanabilir.
Periodontitis: Gingivitis aşamasında olan diş etleri tedavi edilmediğinde dişlerde ilerleyip kemikleri etkilemeye başlar. Diş plağı da dişlerden diş etlerinin arkasına inerek, burada gelişme gösterir. Bakteriler diş etleriyle beraber, diş eti dokularını etkilemeye başlar. Bu aşamada diş etlerinde olan iltihaplanma periodontitis adını alır. Bu iltihaplanmanın agresif ve kronik türleri vardır. Tedavi edilmediği durumlarda diş kayıplarına yol açabilir.
İlerlemiş periodontitis: Diş eti hastalıklarının son aşaması olarak kabul edilen bu durumda dişleri destekleyen liflerle kemik hasar gördüğünden, dişlerde sallanma meydana gelir. Dişlerin görevini yapmasını engelleyen bu aşamada uygulanan tedavi sonucunda dişlerin kurtulamaması halinde dişlerin çekilmesi gerekir.
Diş eti hastalıkları nasıl teşhis edilir?
Hastaların diş doktoruna gitmeleri halinde, diş etlerinin genel görünümü incelendiğinde diş etlerinde kızarıklık, şişme, kanama gibi belirtiler varsa, periodontal sonda adındaki aletle diş ve diş eti arasında kalan diş eti cebinin boyu ölçülür. Yetişkinlerin rutin diş doktoru ziyaretlerinde mutlaka ağız içi muayenesi sırasında periodontal muayene yapılmalıdır. Ayrıca gerekli görülürse dişlerin çevresindeki kemik dokusunun değerlendirilmesi için röntgen filmleri çekilebilir.

Diş eti hastalıklarından korunmak için ne yapılabilir?
Ağız içinde periodontal hastalıkların önlenmesi için, öncelikle ağızda bulunan dişlerin ve diş etlerinin sağlıklı olması gerekir. Bunun için bakteri plağı diş yüzeylerinden uzaklaştırılması gerekir. Düzenli olarak yapılacak diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve kullanılan ürünlerle bakteri plağının yok edilmesi gerekir. Ayrıca düzenli olarak diş doktoru ziyaretleri aksatılmamalıdır. Her türlü sağlık sorununda olduğu gibi, diş eti hastalıklarının erken teşhis edilmesi son derece önemlidir. Ağız içinde dişlerde oluşabilecek diş taşlarının belli aralıklarla temizletilmesi gerekir. Diş doktorunuza danışarak, ağız sağlığınız için uygun olabilecek diş ipi, diş fırçası, ağız gargarası gibi ürünlerin en uygun olanını kullanmalısınız. Diş eti hastalıklarında erken teşhis yapıldığında tedavi de kolay olmaktadır. Uygulanacak diş taşı temizliğiyle, kök yüzeyi düzleştirme işlemi sayesinde dişlerin çevresinde olan bakteri oluşumları ve diş taşları yok edilir, kök yüzeyleri düzleştirilir.

İlerlemiş diş eti hastalıklarında ise cerrahi müdahale durumunda kalınabilir. Yapılacak cerrahi işlem sayesinde diş taşları ve hastalıklı dokular diş etlerinden uzaklaştırılmakta, iyileşme sağlayabilmek için kök yüzeyleri düzleştirilerek dişetlerinin kolay temizlenmesini sağlamaktır. Uygulanan tedavi sonrasında, hastalar düzenli olarak kontrole gitmelidir. Tedavinin etkilerini korumak için, dişlerin düzenli olarak fırçalanması, diş ipi kullanımının aksatılmaması ve diş doktoru kontrollerinin yapılması gerekir. Periodontal tedavi tüm diş doktorları tarafından uygulanabilmektedir.

Periodontal tedavi sırasında hastaların bilmesi gerekenler
Diş eti hastalıkları diş eti iltihabıyla başlar. Bu iltihabın en önemli kaynağı diş plağıdır. Diş plakları ise diş taşlarını oluşturur. Diş taşı pürüzlü bir yapıya sahip olduğundan, plaklar için uygun bir alan oluşturur ve enfeksiyonun ilerlemesine neden olur. Bu yüzden diş taşlarının temizlenmesi ve etkin bir ağız temizliğinin uygulanması gerekir.

Hastalar uygulanan tedavi sonrasında oluşabilecek kanamalarda dikkatli olmalıdır. Kanamanın yeri ve sebebi belirlenmelidir. Diş eti kanaması olduğunda bile diş fırçalanmasına önem verilmelidir.

Diş taşı temizliği dişlere zarar vermez. Diş taşı temizliğinden sonra, hassasiyet oluşabilir. Fakat bu hassasiyete rağmen dişlerin temizliği ihmal edilmemelidir. Hassasiyet 3-4 günde etkisini yitirecektir. Diş doktorları diş taşı temizliğinden sonra oluşabilecek plaklar açısından anti tartar diş macunlarının kullanımını önerebilir. Bu diş macunları bu dönemde oluşacak hassasiyeti arttırabilir.